top of page
  • Yazarın fotoğrafıSerbest Kürsü

Kahpe Bizans

Güncelleme tarihi: 19 Oca

İsrail ve Filistin meselesi. Yüzyıllar öncesine dayanan, Osmanlı’nın Filistin topraklarını İngilizlere kaybetmesinin ardından ise sürüncemeli, çatışmalı ve ne yazık ki de kanın bir türlü durmadığı bir mevzu. İsrail katil mi, Hamas terör örgütü mü, Filistinliler toprak sattı mı, İsrail’in bu topraklarda bir hakkı var mı? Hepsi de ancak uzun uzun araştırmalar sonucunda cevaplanabilecek ve nihayetinde bir kanaate erişilebilecek hususlar. Burada hiçbir zaman ezberden konuşup slogan atmadık. Hep işin özüne inip mevzuları bir yerlere dayandırdık. Bir gün bu İsrail-Filistin sorununu ele alırsak da günlerce araştırır, sayfalarca yazar bir sonuca ulaşırız ama bugün konumuz bu değil.


Bugün aslında biraz kısa kesip atacağız. Utanacaklarını bilsek yüzüne tüküreceğimiz ama ondan da bir şey anlamayacak olan Batı bugün konumuz. Rüyalar ülkesi Amerika, Medeni Avrupa, gavurun kalleşliklerini tanımlamak için kullandığımız tabiriyle Kahpe Bizans.


Önce Hamas’ın festivale katılan masum insanları hedef alıp yüzlerce kişiyi katledip bir o kadarını da kaçırdığı terör saldırısı, ardından da İsrail’in hastane, okul, cami, pazar ne varsa bombalaması. Taraflar insanlıktan çıkınca yaşananlar ortada. Peki şu yaşananların ardından insan olana ne yakışır? Bunun cevabı masum insanları hedef alan hem Hamas Hükümetini hem de Netanyahu hükümetini lanetleyip masumlar için iyi dileklerde bulunmaktır herhalde.


Herhangi bir tarafa sempati duyuyorsan da en fazla yapabileceğin insanlıktan çıkış, desteklediğin tarafın kayıpları için üzüntünü biraz daha yüksek sesli ifade edip karşı tarafın kayıpları için sessiz kalmak olabilir diye düşünürken gördük ki, adinin de bayağısı, düşüğün de daha aşağısı varmış. Ölenlerin yarıya yakını bebek ve çocuklardan oluşuyorken, bakalım bu beşiklerinde ölen çocuklara ses çıkaramayan medeniyetin beşiklerinde neler olmuş neler?


Yer Almanya. Hristiyan Demokrat Birlik partili milletvekili Johannes Steiger, Filistin'e destek için "Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma" paylaşımı yapan Alman ekibi Bayern Münih'in Faslı futbolcusu Noussair Mazraoui'nin hem kulüple ilişiğinin kesilmesini hem de sınır dışı edilmesini istemiş. BILD gazetesi ise oyuncu için ''terör desteği yapıyor'' manşetini atmış. Paylaşımını silmesinin ardından ise kulübü oyuncuyu affetmiş, sanki oyuncu bir kusur işlemiş gibi.


Bir sonraki haber de yine Yahudileri fırınlarda yakıp sabun yapan dedelerinin günahını Filistinlilerin kanından çıkaran Almanya’dan. 1. Futbol Ligi ekiplerinden Mainz 05 takımında Filistin'e destek için sosyal medya hesabında "Nehirden denize, Filistin özgür olacak" yazdığı için futbolcu Anwar El Ghazi'in kadro dışı bırakıldı, ardından ise yetmedi El Ghazi'nin sözleşmesi feshedildi.


Şimdi geçelim Afrikalıları sömürerek kendine medeniyet kuran Fransa’ya. Yıllardır ülkenin gol yükünü sırtında taşıyan Karim Benzema ise "Bütün dualarımız, kadınları ve çocukları esirgemeyen bu haksız bombalamaların bir kez daha kurbanı olan Gazzeliler için" dediğinden dolayı Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin onun hakkında teröristler ile ilişki içinde şeklinde açıklama yaptı. Açıklamadan bu sonuç çıkıyorsa bir yüzü kara bunu diyenin, ha Benzema’nın gerçekten teröristler ile ilişkisi varsa ve buna yıllardır ses çıkarmayan Fransa İçişleri Bakanı Benzema’nın Fransa Milli Takımını bırakmasının ardından çıkıp bunu söylüyorsa iki yüzü de kara bu yüzsüzün.


Devam edelim Fransa’dan. Fransa 1. Futbol Ligi takımı Nice, sosyal medyadan Filistin'e destek mesajı paylaşan Cezayirli futbolcusu Youcef Atal'ın kadro dışı bırakıldığını açıkladı. Youcef Atal, sosyal medya hesabında Yahudileri hedef alan, başka birisinin konuşma yaptığı bir video paylaşmış, bu paylaşım da Fransa'da tepki görmüş. Nice takımı da, daha sonra paylaşımını silmesine rağmen futbolcuyu kadro dışı bırakma kararı almış. Hangi Fransa’da olmuş bu olay biliyor musunuz? Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürlerin yayıldığı derginin basıldığı Fransa’da. Bu hakaretlere de fikir özgürlüğü Fransa’nın asli unsurudur kimse düşünceye pranga vuramaz diyen Fransa, kafanız karışmasın.


Peki bu rezillikler sadece futbolda ya da spor alanında mı? Biraz da sözüm ona entelektüel dünyaya adım atalım.


Frankfurt Kitap Fuarı'nda ödül alacak olan Filistinli yazar Adania Shibli'nin ödül töreni apar topar programdan çıkarılmış. Yazara, 1949'da İsrail askerleri tarafından işlenen bir cinayet ve tecavüzü konu aldığı 'Küçük Bir Detay' isimli kitabından dolayı Litprom Derneği tarafından edebiyat ödülü verilecekmiş. Bakın burada artık yazarın güncel bir söylemi de yok. Son olaylar yaşanmadan önce yazdığı kitabı beğenip ödül vermeye karar veriyorsunuz sonra ortalık karıştı kimseyi karşımıza almayalım deyip geri vites yapıyorsunuz. Nereden bakarsan bak tam Batı işi.


Edebiyattan karikatüre geçelim. İngiliz The Guardian gazetesinde 40 yılı aşkın süredir görev yapan karikatürist Steve Bell de, İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu'ya yer verdiği çizimi nedeniyle işten çıkarıldı. İşten çıkarılmasına sebep olan karikatür de bu.

Kapanışı da müzikten yapalım. Hem de ucu bize de dokunan bir yerden. İsviçre’de bir dizi konser verecek olan Fazıl Say’ın da konserleri iptal edilmiş. Gerekçe ise Fazıl Say’ın son İsrail-Filistin olaylarının ardından takındığı tavırmış. Peki neymiş bu tavır? Fazıl Say ne demiş bakalım. “Netanyahu’nun savaş, terör, vahşet ve katliam içeren siyasetinin bu dünyada yeri olmamalı. İsrail halkı da zaten aylarca bu berbat siyaseti protesto etti. Şunu da eklemek isterim: Erdoğan şu ana kadar barış için dünya üzerinde en doğru açıklamaları yapan liderdir.” Vay anam vay. Konserini falan iptal etmek değil, direkt asmak lazım Fazıl Say’ı.


Avrupa’nın tüm bu rezilliklerinin ardından Amerika’dan da bahsetmemek olmaz. Bölge kan gölüne dönmüşken; Gazze’ye elektrik, su ve yakıt verilmiyorken; Gazze’ye insani yardımların erişimi, sivillerin korunması ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması çağrılarını içeren tasarı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey’inde ABD’nin ret oyu ile kabul edilmedi. Güvenlik Konsey’inde kararlar bildiniz üzere oybirliği ile alınır ve ABD ile birlikte 5 ülke daimi üyedir. 15 ülkeyi tamamlayan diğer ülkeler gelip geçicidir ama bu ABD’nin de içinde olduğu 5 ülke daimi üyedir ve reddettikleri tasarı konseyden geçemez. Erdoğan’ın bu konudaki “Dünya 5’ten büyüktür!” çıkışının yerindeliğini kanıtlar günler yaşıyoruz.


Amerika’nın Ortadoğu’daki Müslümanların akan kanını umursamadığını bugün bu olayla öğrenmedik elbet. Rönesansı ve reformu yapıp özgür düşünceyi güvercinlerin kanadına işleyen Avrupa’nın da fikir özgürlüğü konusundaki iki yüzlülüğü de yeni tanıştığımız bir kavram değil. Her ne kadar yıllar sonra Fransa Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilse de Fransa’da bir dönem “Ermeni Soykırımı Yoktur.” demek suçtu. Bakın devlet olarak bu yaşananları soykırım olarak tanımlarsınız ya da tanımlamazsınız bu tarihi ve olayları nasıl yorumladığınıza göre değişir ama buradaki durum tamamıyla devletin vatandaşlarına “sen böyle şeylere kafanı takma biz senin yerine düşünüp karar verdik orada yaşananlar soykırımdı” demekten başka bir şey değil.


Anlayacağınız, olaylar üzerinde düşünme zahmetinde bulunup bir fikre sahip olabiliyorsanız ve bunu dile getirecek kadar cesaret sahibiyseniz de her yerde işiniz zor. Yaşadığımız kadarıyla Erdoğan’ın Türkiye’sinde de, gördüğümüz kadarıyla Kahpe Bizans’ta da. O yüzden gelin artık sanki gidip kurtulunacak başka yer varmış gibi hep buralardan gitmeye odaklı olmayalım. İlk 100 yılında yapamadık ama ikinci 100 yılında bizim olan bu ülkeyi her alanda güçlü ve yaşanılası kılmaya çalışalım.

 

Eğer yazıyı beğendiyseniz;


Yeni yazılardan haberdar olabilmek için yazının en üstünde sağ köşesinde yer alan "Kaydol" sekmesinden siteye üye olabilir ya da aşağıdaki logolar vasıtasıyla sosyal medya hesaplarını takip etmeye başlayabilirsiniz.


Yazılardan daha fazla kişinin haberdar olmasını isterseniz de, yazıları whatsapp/telegram gruplarında ve sosyal medya uygulamalarında paylaşabilirsiniz.


Her zaman farkında kalabilmek ümidiyle.





1.565 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Diriliş CHP!

Comments


bottom of page